Bir köyde çalındığında sesi karşı köye ulaşan, Doğu Karadeniz'in hüznünü de coşkusunu da tek başına sırtlanan bir enstrüman: Tulum. Ancak bu güçlü nefesin ardında; cetvellerin ve kolay yolların işlemediği tavizsiz bir üretim süreci yatar.
"Doğu Karadeniz’in Nefesi", tulum yapımını tamamen kendi çabalarıyla, yıllar süren deneme yanılma yöntemleriyle öğrenen Baykan Bayraktutan’ın atölyesine odaklanıyor. Belgesel; salamurada bekletilen oğlak postunun on dokuz aşamalı terbiyesini, sürekli üflemenin yarattığı neme direnmesi için kahverengileşene kadar kaynatılan sipsi kamışını ve ahşabın milimetrik hassasiyetle işlenmesini kayıt altına alıyor.
Bu proje, bir geleneğin nostaljik güzellemesini yapmak yerine, derinin ve ahşabın sese dönüşürken ustadan talep ettiği ağır işçiliği ve sabrı belgeliyor. Her bir tulumun akordunun günlerce süren üfleme testleriyle oturduğu bu atölye; seri üretimin hızına karşı, el emeğinin inatçı ve zorlu doğasını gözler önüne seriyor.