İstanbul'un kentsel hafızasında inancın ve ritüellerin merkez üssü olan Eyüpsultan, sadece geçmişin bir kalıntısı değil; uhrevi olanla dünyevi olanın iç içe geçtiği aktif bir alan. Asırlık mezar taşlarının, türbelerin ve cami avlularının hemen yanı başında akıp giden sıradan bir hayat var. Bu proje, kutsalın gölgesinde şekillenen gündelik yaşamı belgeliyor. Amacım semtin anıtsal yüzünü bir kez daha tasvir etmek değil; inancın, geleneğin ve modern telaşın bu semtte nasıl bir arada var olduğunu görünür kılmak.